TOPLUMA HİZMET UYGULAMALARI DERSİ
ARAŞTIRMA RAPORU


ADI SOYADI:
REHBER ÖĞRETMEN:
ETKİNLİK ADI: Resim ve Seramik Eğitimi
ETKİNLİK TARİHİ: 04.05.2012


GERÇEKLEŞTİRİLECEK ETKİNLİĞİN TOPLUMSAL VE ÇOCUK AÇISINDAN YARARI

Seramik ve resim yapmak çocuk için bir oyundur. Gerçekte birçok şey çocuk için oyundur. Oyunlar da çocuklar içindir. Çocuk sanat yapmak için resim ve ya seramik yapmaz. Çocuğun bu oyunda ortaya koyduğu şey onun duygu ve düşünce hayatıyla ilgili resimlerdir. Çocuğun akıl yürütme, heyecanlanma, sevinç ve tedirginlikleriyle bir iç dünyası vardır. Ortak anlatım aracı olan dil ile kendini anlatamayan çocuk resim ve seramik eğitimi ile kendini anlatabilir Çocuk konuşarak ifade edemediklerini resim ve seramik yoluyla ifade edebilir. Resim ve seramik eğitiminin önemi, eğitimbilimi boyutlarında değerlendirildiğinde, çocuğa kendini anlatacağı bir dil, bir anlatım yolu kazandırmasında temellenir.

Çocuk resimleri ve seramikleri, çocuğun ruh ve beden gelişiminde dikkat çeken bir uygulama alanıdır. Çocuk resimleri, çocuğun gerçek dünya ile çocukça bakışın kurduğu iletişimin göstergesidir. Çocuk resim yaparak duygusal, algısal, gelişmeye yol bulur. Soyut düşünmeden gelen yolu çizgi renk leke ve seramik ile somutlaştırır. Bu yolla çocuk kendine ait bilinmezlerin ipuçlarını yakalamaya başlar. Kendini, yapmış olduğu resimler ve seramiklerle keşfe başlar. Çünkü çocuk resimlerinin ve seramiklerinin temelinde baskısız ruh açılımı vardır.

         Çocukta resim ve seramik eğitimi, önemli ve önemsenmesi gereken bir alan olarak karşımıza çıkar. Sanatın çıkış noktası insan ruhu olduğu için bu alan; çocuk bilinmezlerinin bilinmesine ortam hazırlar. Resim ve seramik özellikle çocukların hayal gücünü yansıtır. Onların özgüven kazanmasına neden olur. Özgürlük ve özgünlük bağlamında isabetli kararlar almalarına yardımcı olur. Sadece bu nedenlerden dolayı çocukta resim ve seramik eğitiminin önemi büyüktür.

         Çocuk resim ve seramik eğitimi, eğitimle ilgili işlevleriyle örgün ve yaygın eğitimin uygulama alanına girer. Öğretimin ilki, anaokulu ve ilköğretimde başlar. Bu nedenle bu süreçlerde resim ve seramik eğitimi önemlidir. Anaokulu ve İlköğretim sürecinde resim ve seramik eğitiminden geçen çocuk bireyler için, kişilik gelişimi önemli olgulardır. Çocuk bireylerde özgüvenin sağlanması, hayatın hangi alanı olursa olsun tasarım gücünün geliştirilmesi resim ve seramik eğitiminin başlıca amaçlarındandır.

Eğitimin bir amacı da bireysel (duygusal) zekânın işlenerek en yararlı hale getirilmesidir.  Resim ve seramik eğitimi ile bireysel (duygusal) zekânın, bilimsel tutarlılık ve sezgisel yaratıcı bütünlük içerisinde somutlaştığı bir alandır. Çocuk, zekâsı ve sezgileriyle yaşadığı için zaten kendiliğinden bir yapıdadır. Onları anlamak için çaba gerekir. Bu nedenle çocuğun bireysel istek ve beklentilerin sınır tanımazlığı, çok yönlü düşünebilmeyi, resim ve seramik eğitiminde de demokratlaşmayı gerektirdiği kadar özgürlüğü ve özgünlüğü de gerektirir.

Resim ve seramik eğitimi alanındaki yeni yönelimler bu alanın kapsamını genişletmiştir. Eğitimin temel bir alanı olarak resim ve seramik eğitimi, çocuk gereksinimlerine dayanır. Resim ve seramik eğitimi kendini amaçlarına dayalı bir öğretim alanı olduğu gibi, çocuğun yaratıcılığını geliştiren, çocuğa kendini ifade etme ve çevresini tanıma olanağı veren etkili bir eğitim aracıdır. Sanat eğitimbiliminin ışığında, çağın gereksinimlerine göre her aşamada yeniden güncellenmesi gerekir.

         Çocukta resim ve seramik eğitimi, onların aynı zamanda psikolojik gereksinmelerinin gereğidir. Çocuğun kendisini tanıması, tanıtması ve dönüt alarak kendini değerlendirmesinde, bu resim ve seramik eğitimi süreçleri önemli rol oynar.

         Çocuk ile anne ve baba, arkadaş iletişimi her şeyden önce resim ve seramik eğitimi ile bilgilendirmeyi temel alan çok amaçlı bir eğitimdir. Çocuk her eğitim ve öğretim düzeyinde, her zaman istekli olmayabilir. Ancak, bir oyun havasında geçen resim ve seramik eğitiminde isteksizlik diye bir sorun yaşanmaz.

         İyi bir resim ve seramik eğitimcisi olmak, iyi bir resim ve seramik öğrencisi olmaktan geçer. Bu görüşten yola çıkıldığı takdirde, resim ve seramik öğrencilerini, hedeflenen düzeye eriştirebilmek için, özgür ve özgün çağrışımlara düşünsel yönden açık eser vermeye yönlendirmek gereği vardır. Çünkü bu tür bir eğitim sürecinde, araştırma, bulma, uygulama, sınama, yargılama, hüküm çıkarma, eleştirme ve sonuçlandırma gibi etkenler, özgürlük ve özgünlük bağlamında nitelik belirleyici unsurlardır.

Çocuk resim ve seramik eğitimi, eğitimin diğer süreçleri kadar önemlidir. Resim ve seramik eğitiminde ders dışı etkinliklerin olumlu sonuçları vardır. Resim ve seramik eğitiminin gerekliliği kabul edilerek, bu doğrultuda programlar planlanmalıdır. Resim ve seramik eğitimcileri ve çocukların, sıcak diyalogları, resim ve seramik eğitiminin amacına ulaşmasına olumlu katkıda bulunmaktadır. Resim ve seramiğin zarafeti ve incelikleriyle buluşturmadan; çocuğun hoşgörülü, sabırlı ve zarif kılabilmenin mümkün olmadığını kabul etmek gerekir. Resim ve seramik eğitimi diğer bütün sanat dallarının eğitimi gibi duyarlıkların eğitimidir. Duyarlıkları eğitilen çocuk, dünyaya da bu duyarlıklardan bakar ve onu, insana yakışır oluşumlarla gerçeklere taşır. Resim ve seramik eğitimi ile çocuk kısa zaman içerisinde hızlı bir biçimde, “gözle düşünme” yetisi kazanır.

Çocuk gelişiminde resim ve seramik eğitimi ruhsal ve bedensel bağlamda daha etkin kullanım özellikleri kazandıran bir alanıdır. Resim eğitiminin önemi, sanat eğitimbilimi boyutlarında değerlendirildiğinde, çocuk bireylere kendini anlatacağı bir dil, bir anlatım yolu kazandırmasında temellenir. Çocuk bireyin psikolojik gereksinimlerinin karşılanması yoluyla resim eğitimi; eğitsel yönü güçlü, gelecekçi öncülük edecek, çağdaş ve yetkin bir kişilik geliştirme ve kültürlenme aracı oluşturmaktadır.

Resim, kişinin iç dünyasını ve düşünce yapısını ortaya koyma geliştirme aracıdır. Resim ile benliğin yansıması oluşur. Resim aynı zamanda bir iletişim aracıdır. Bireyin zekâsı, sosyo-kültürel edinimleri ve psikolojik özelliklerini çevresiyle paylaşmasına olanak sağlar. Bireyin ortaya koyduğu resim sadece teknik bir beceri değil, bilgisel aktarımındaki beceriyi de açığa çıkarır. İnsan yaptığı resimde kendisine ait bir parçayı yansıtır, duygularını ortaya koyar. Öyle ki resim çağlar boyu toplumsal bir eleştiri olarak bile işlev görmüştür. Birçok sanatçı toplumsal ve politik olaylara olan tepkilerini resim ile ifade etmişlerdir.

Çocukların dünyasında birçok sanat etkinlikleri içinde resmin daha farklı bir yeri vardır. Çocuk tüm zihnini resim ile ortaya koyar. Çocukluk döneminde otokontrol gelişmediği için çocuk tüm düşüncelerini, hissettiklerini bütün açıklığıyla ortaya döker. Bu nedenle çocuğun resmi, olduğundan çok daha fazla şey ifade eder.
Çocuklar; resim ve seramik eğitimi yoluyla kazandıkları bilgi ve becerileri uygulayabilme, karar verebilme, sorumluluk alabilme, iletişim kurabilme, ekip halinde çalışabilme gibi yeterlikler elde ederler. Çocukların bu amaçlara uygun yetiştirilmesinde; sahip olduğu serbestlik avantajı ile resim ve seramik eğitimi, önemle dikkate alınması gereken bir alan olarak karşımıza çıkar. Çocuğu öğrenme sürecinde etkili kılan, “yaparak ve yaşayarak” öğrenmesine imkân sağlayan, kendi kişiliğini bulmasına ve yaratıcı, üretken bir birey olmasına, başkalarıyla olumlu sosyal etkileşim kurmasına, kısaca tüm yönleriyle gelişmesine resim ve seramik eğitimi önemli oranda katkıda bulunur.
ÇOCUK VE RESİM
Resim, psiko-pedagojik açıdan çocuğu bize tanıtmaya yarayan bir ölçüt olduğu gibi, onun zekâ kişilik ve yakın çevre özelliklerini yansıtan bir ifade aracı olarak da büyük bir önem taşır.
Her çocuk büyük belirli bir kas olgunluğuna eriştikten sonra, kâğıt üzerinde bir takım çizgi ve figür denemelerinde bulunur. Bireysel zekâ ve kişilik faktörlerinin yanı sıra, çocuğun çevreyle olan etkileşimi ve günlük deneyimleri, onun çizgisini başka çocuğun çizgisinden ayrılmasını sağlar. Çocuk bize resmiyle adeta kendisinin bir parçasını yansıtmakta, olaylar hakkındaki duygu düşünce ve görüş biçimlerini dile getirmektedir.
Küçük yaşlarda sözcüklerden daha güçlü bir anlatım aracı olan resim, bize çocuğun iç dünyası ve büyüme süreci hakkında önemli bilgiler verir. Çocuğun benmerkezci bakış açısından uzaklaştığını, geniş bir çevrenin üyesi olduğunun farkına vardığını, resim yoluyla anlayabiliriz.

Resim, kolay bir anlatım aracı olması nedeniyle, sınırlı sözcük bilgisine sahip bir çocuk için, kendisi ile dış dünya arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Resim çocuğun iç dünyasını keşfetmek için oldukça ideal, projektif bir tekniktir. Çocukların çoğunluğunun resmi sevmeleri ise bu tekniğin kullanımını kolaylaştırmaktadır.
Çocuğu kolay halde gözlemleme ve tanıma olanağı vermesi açısından, oyun ortamı gibi resim etkinliğinin de önemi büyüktür.
Bu nedenle çocuğa karalama evresinden itibaren kâğıt-kalemle buluşma olanağı hazırlanmalı, dilediği şekilde özgürce çizmesi konusunda çocuk cesaretlendirilmelidir.
RESİM ETKİNLİĞİNİN YARARLARI NELERDİR?
RESİM ETKİNLİĞİNDE ANA-BABANIN KATKISI NASIL OLMALIDIR?
Resim, çocuğun küçük kas gelişimine, göz-el l,koordinasyonuna, bedensel, motor ve bilişsel gelişimine yardımcı olur, Ayrıca, çocuğun zekâ gelişiminin bir göstergesi, kişilik özelliklerinin ve iç dünyasının bir dışarı vurumu olması nedeniyle tanı ve sağaltım işlevlerini de görür. Bütün bunların dışında, örneğin geometri gibi bazı derslere de dolaylı katkı sağlar.
İşte böylesine önemli bir etkinlikte ana-babanın başlıca rolü, malzeme sunmak ve resim etkinliğine teşvik etmek olmalıdır.
Çocuk, resim aracılığıyla, kendi dünyasını en kestirme yoldan, yalın bir anlatışla yansıtır. Çocuk resminde önemli olan, çizimin çocuğa özgü bir yorumu olmasıdır.
TİŞÖRT BOYAMA
Ünlü ressam Picasso’nun “ ben bütün ömrüm boyunca bir çocuğun yaratıcılığına kavuşmak için çabaladım” sözlerini bilir misiniz? Bu söz, bir çocuğun ne derece yaratıcı olabileceğini çok güzel anlatıyor. Doğumdan itibaren onu yaratıcılığını desteklemek için yapabilecekleriniz var. Özellikle 3 – 6 yaş döneminde onun düşünce dünyasını genişletmek için çeşitli aktiviteler yaratmalısınız.
YARATICILIĞINI KULLAN TİŞÖRTÜNÜ KENDİN BOYA
Yaratıcı etkinlikte bulunan çocuklar;  psiko-pedagojik açıdan çocuğu bize tanıtmaya yarayan bir ölçüt olduğu gibi, onun zekâ kişilik ve yakın çevre özelliklerini yansıtan bir ifade aracı olarak da büyük bir önem taşır. Çevrelerini daha iyi gözlemler, ayırt edebilme yetenekleri gelişir, ayrıntılarla ilgili bellekleri güçlenir, nesneleri ilişkilendirmede daha buluşçu ve özgün olurlar. Tişört boyama etkinliği, deseni boyamanın ardından çocuğu yaratıcılığı ile baş başa bırakılarak, hayal ettiği şekilde resmi tamamlamaya yönlendiriyor.
Ya da tamamen kendi hayalindeki deseni boyamasını sağlıyor.
Böylece tişört boyama etkinliği güzel bir “yaratıcı etkinliğe” dönüşüyor.
Tişört tüm işlemleri bittikten sonra! Kullanım sonucu kirlenmesi durumunda 30 derece’de çamaşır makinesinde ya da çitilemeden elde yıkanabilmektedir.
TİŞÖRT BOYAMA NASIL YAPILIR?
Sevdiğiniz bir resmi, kumaş boyaları kullanarak tişörtünüzün üzerine aktarabilirsiniz. Bunu yapmak için ihtiyacınız olan malzemeler üzerinde desen
olmayan bir tişört ve birkaç farklı renk kumaş boyası…

Arkadaşlarınız, aileniz ve özellikle çocuklarınıza hediye etmek için eğlenceli ve rengârenk tişörtler yapabilirsiniz. Kendi tasarımınızı uygulayabileceğiniz gibi, bir kitaptaki bir fotoğraf ya da resimden de faydalanabilirsiniz. Kumaş boyaları kullanılması kolay, çabuk ve güzel sonuçlar veren boyalardır.
Tasarımı basitleştirin
Basit şekiller en etkileyici olanlardır. Eğer seçtiğiniz resim çok fazla detaya sahipse, bunları göz ardı ederek sadece büyük çaplı şekilleri kullanın. Örneğin; buradaki zürafa çizimi için kullanılan fotoğrafta, mavi ve yeşil bulanık parçalarla dolu oldukça karışık arka plan bulunmaktadır. Tişört tasarımındaysa, arka plan sadeleştirilmiş düz mavi renge boyanmıştır.
Boyalarınızı sınırlandırmaya çalışın. Siyah ve beyaza ek olarak kullanılacak iki parlak renk, birlikte kullanıldığında birbirini saf dışı edecek birçok farklı renkten çok daha iyi bir etki bırakacaktır. Burada kullanılan turuncu rengi ve beyaz renklerden oluşan zürafada da göreceğiniz gibi beyaz tişörtün boyanmadan bırakılan bölgeleri kullanılan güçlü ve parlak renklerin daha parlak görünmesini sağlamaktadır.

Kumaş boyaları
Çoğu kumaş boyası su bazlıdır. Genellikle sulandırılmadan kullanılsalar da bazen eklenecek bir miktar su boyanın akışkanlığını arttırıp uygulanmasını kolaylaştırır. Boyaların markalarının farklılığına rağmen üreticilerin talimatlarına uyulmasında her zaman fayda vardır.
Kumaş boyalarını karıştırarak istediğiniz renkleri elde etmeniz mümkün
olsa da iki farklı rengin karıştırılmasıyla elde edilecek bir renk, o renkte satın alınmış bir boyadan daha soluk görünür. Örneğin satın aldığınız bir turuncu renk boya, sarı ve kırmızıyı karıştırarak elde edeceğiniz turuncu renk boyadan çok daha net ve parlak olacaktır.
Kumaş boyalarının uygulanması zor değildir, son derece kolay bir şekilde kumaşın üzerine yerleşirler. Geniş alanların boyanması için sert fırçalar iyi bir seçenek olsa da çizgi ve detayların boyanmasında küçük ve yumuşak fırçalar kullanılmalıdır. Çoğu boya kumaş üzerine bir kez uygulanmakla hazır hale
gelir. Boya ıslakken parçalı bir görüntü veriyorsa bundan endişe duyulmamalıdır, çünkü boya çabucak kuruyacak ve düzgün bir görünüm alacaktır.

MALZEMELER
Beyaz pamuklu tişört
Bir fotoğraf
Kopya kâğıdı
Kalemler: 3H ve
7B
3 Renk kumaş boyası: mavi, turuncu, siyah
Fırçalar: No.4 fındık,
6mm yassı, No.4 yumuşak yuvarlak
Su dolu bir kavanoz
Bir parça
mukavva
Ütü

1. Fotoğrafın kopyasını çıkarın Keskin uçlu bir 3H kalem kullanarak fotoğrafınızdaki ana şekiller ve hatların kopyasını çıkarın. Detaylar ve küçük
ince şekilleri resmin dışında bırakın.
UZMAN TAVSİYESİ
Koyu renkler üzerine
transfer
Eğer tişörtünüz siyahsa ya da koyu renkse 7B kalem yerine beyaz pastel boya kullanın Düzgünce bastırırsanız bu beyaz boya koyu renk kumaşın üzerinde etrafa bulaşmadan belirecektir. Sıradan bir tebeşirse böyle bir durumda dağılıp lekeler oluşturmaya meyilli olacaktır.

2.Kopyanın fotokopisini çekin Çiziminiz kullanacağınız tişörte uygun boyda değilse birkaç farklı boyda fotokopisini çıkarın. Her birini tişörtün üstünde deneyerek hangisinin daha iyi durduğuna karar verin. Size uygun olan
boyu seçtikten sonra yine 3H kalemi kullanarak fotokopinin bir kopyasını çıkarın.

3. Çizimi tişörte aktarın Kopyayı ters çevirin ve arkadaki şeklin çizgileri üzerinden, keskin uçlu 7B kalemle, geçin. Koyu ve kalın bir çizgi
elde edebilmek için kalemi iyice bastırın. Kâğıdı yine ters çevirerek
tişörtün ortasına yerleştirin. Lekelenmeleri önlemek için doğru konumu
bulduğunuza emin olmadan kalemi kumaşa değdirmemeye dikkat edin. Şimdi kopyayı tam konumuna yerleştirdikten sonra bu kez de 3H kalemi
kullanarak hatların üzerinden geçin. Kalemi, hatların alttaki tişörte aktarılmasını sağlamaya yetecek ölçüde bastırın.
PÜF NOKTASI
KIRIŞIKLIKLAR VE BOYA
SIZINTILARINDAN KAÇINMAK
Bir parça sert kartonu tişörtün ölçülerine göre keserek içine yerleştirin. Bu, çalışmanız süresince kumaşın düzgün durmasını sağlayacak, boyanın uygulanmasını kolaylaştıracak ve ayrıca eğer boya suluysa bu kart, boyanın kumaş üzerine sızıp tişörtün arkasına geçmesini de engelleyecektir.

4. Kontrol edin Kopya kâğıdını tişörtün üzerinden dikkatlice alın. Çizgilerin boyamaya rehberlik edecek ölçüde temiz ve keskin olmasına dikkat edin. Eğer çizgiler net değilse kopya kâğıdını yine aynı yere yerleştirip bu kez
daha çok bastırarak çizgilerin üstünden geçin.

5. Arka planı doldurun Arka planı mavi kumaş boyasını kullanarak, kısa fırça darbeleriyle, yukarıdan başlayarak boyayın. Kenarlardaki küçük şekilleri boyamak için 4 numara filbert fırça, daha geniş alanları boyamak içinse 6 mm yassı fırça kullanın. Boyama işlemini yaparken çizimin diğer taraflarını elinizle lekelememek için bir kâğıtla kapayın. Eğer zürafa başının kenarları çok düzgün
olmazsa, en sonda yapılacak siyah çizimle bunlar kapanacağından, endişelenmeyin.
PROJEYİ GELİŞTİRMEK
Seçtiğiniz şekil tişörtün üzerine aktarıldıktan sonra şimdi işin asıl keyifli kısmına geldik. Eğer sade hatları olan bir şekil seçtiyseniz, geriye sadece boş alanları renklerle doldurmak kaldı. “Püf Noktası”nda da anlatıldığı şekilde sert kartonla çalışıldığında bu süreç çok daha kolay olacaktır.

6. Zürafa başını boyayın Mavi arka planın kurumasının ardından yine
aynı fırçaları kullanarak zürafa başının turuncu renkli kısımlarını boyayın.
Çalışmaya devam etmeden önce yine boyanın kurumasına izin verin.
SON RÖTUŞLAR
Siyah kontur zürafanın çizgilerini ortaya çıkarıyor. Özellikle
yüzünü belirginleştiriyor.

7. Çizgileri ekleyin Bu kez 4 numara yumuşak ve yuvarlak fırça kullanarak
ana hatları yukarıdan başlayarak boyayın (Bu işlemi önce, ayrı bir kumaş parçası üzerinde deneyin). Boyadığınız yerin özelliğine göre çizginin kalınlığını ayarlayın. Her çizgiyi ucunu sivrilterek bitirin, ardından
gözler burun delikleri gibi kısımları boyayın.

8. Renkleri sabitleyin Boya kuruduktan sonra tişörtü ters çevirip resmi tersinden ütüleyerek renklerin sabitlenmesini sağlayın. Ancak bu izlek, boya türüne göre değişebileceğinden, önce üreticinin talimatlarını okuyun.




KAYNAK:
1. YAVUZER, HALUK, Çocuğu Tanımak Ve Anlamak, İstanbul, (say 74-75)

4.Artut, K. (2002). Sanat Eğitimi Kuramları ve Yöntemleri. s.204, 214, 216. Anı Yayıncılık, Ankara.

5.Bakırcıoğlu, R. (2002). Çocuk Ruh Sağlığı ve Uyum Bozuklukları, s.70. Anı Yayıncılık, Ankara.


6.Kırışoğlu, O. (2002). Sanatta Eğitim. Görmek-Öğrenmek-Yaratmak, s.83. Pegem A Yayıncılık, Ankara.


7.Oğuzkan, Ş., Oral, G. (1998). Kız Sanat Okulları İçin Okulöncesi Eğitimi. MEB. Yayınları, Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi, İstanbul.

0 yorum:

Yorum Gönder

TEŞEKÜRLER KATKILARINIZ İÇİNNN...
ANAOKULUYUZ GURUBU